27 Temmuz 2018 Cuma

Felak Suresi


Felak Suresi ve Nas Suresi (Felâk Nâs) için Peygamber Efendimiz "Bu gece indirilen ayetler var ya, onlar gibisi hiç görülmemiştir" buyurmuşlardır.

Sıkıntı, nazar, kazadan ve beladan korunmak için bu sureler şifa gibidir. Peygamberimiz (S.a.v.) "Felâk ve Nâs sûrelerini okuyup bu iki sûre ile Allaha sığının zira Allaha hiç bir kul bunlardan daha fazîletli birşey ile sığınamaz" buyurmuşlardır.

Nas Suresi

1. Kul, euzü birabbin nâs,
2. melikin nâs,
3. ilâhin nâs,
4. min şerril vasvasil hannas,
5. elleziy yuvesvisu fiy sudûrin nâs,
6. minel cinneti ven nâs.

Nâs'dan sonra Ayetel Kürsi okumak istermisiniz.

Nas Suresi Diyanet Meali:

1-2-3-4-5-6. De ki: “Cinlerden ve insanlardan; insanların kalplerine vesvese veren sinsi vesvesecinin kötülüğünden, insanların Rabbine, insanların Melik’ine, insanların İlah’ına sığınırım.”

Felak Suresi

1. Kul, euzü birabbil felâk,
2. min şerri ma halak,
3. ve min şerri gasikin iza vakab,
4. ve min şerrin neffassâti fil ukad,
5. ve min şerri hâsidin iza hased.

Felak'dan sonra Ayetel Kürsi okumak istermisiniz.

Felak Suresi Diyanet Meali:

1-2-3-4-5. De ki: “Yarattığı şeylerin kötülüğünden, karanlığı çöktüğü zaman gecenin kötülüğünden, düğümlere üfleyenlerin kötülüğünden, haset ettiği zaman hasetçinin kötülüğünden, sabah aydınlığının Rabbine sığınırım.”

25 Kasım 2016 Cuma

Namaz Namaz Namaz - Namazın Önemi

Namaz Namaz Namaz - Namazın Önemi

Namaz Namaz Namaz gözümüzün nuru dinin direği namaz. Kur'an da en çok önem verilen islamın şartlarının en başında saydığımız namaz. Namaz olmazsa din tamam olmaz. Allah'a yakın olmanın tek yolu olan namazı işlerimizin en başında tutalım. Hayatımızdaki yerini ve önemini arttıralım.
Namaz insanı Allah'a yaklaştırmanın yanında, kötülüklerden uzak tutan, günah işlemekten uzaklaştıran bir özelliğe de sahiptir. Namaz kılan birinin kötülük yapma, günah işleme olasılığı yoktur. (Namazı şekil olsun diye kılanlardan bahsetmiyorum). Bu sayede insan namazla hem kulluğunu yerine getirmiş hem de kötülük ve günahtan uzak kalarak cennetteki yerini hazırlamış olur ve yine bunun yanında menevi bir mutluluk ve huzura kavuşmuş olur. Beş vakit namazını sürekli olarak kılan biri dünyada bir amaç için var olduğunun bilincinde olarak yaşamını sürdürür. Her vakit kıldığı bu namazla da bu bilincin sürekliliğini sağlar.
Namaz demek; doğruluk, dürüstlük, iyilik, güzellik demek. Bu kadar iyi şeyi içinde barındıran bir işten uzak durmak umursamaz gibi davranmak müslüman biriyle hiç özdeşmeyen bir durum. Müslüman namazıyla müslüman olur.
Anneler, babalar çocuğunuza küçük yaştan itibaren namazı anlatın sevdirin ve öğretin. Bu sayede buluğ çağına gelince kendi aklı ve iradesi ile zaten kendisi namazlarını kılmaya devam edecektir. Buda onun toplum için iyi bir birey olarak yetişmesini sağlamanın en iyi yoludur. Siz çocuğunuza ne verirseniz o da zamanı gelince size onu verir.
Peygamberimiz, kıyamet gününde hesabı sorulacak ilk amelin namaz olacağını bildirmiştir. Lütfen namaza gerektiği değeri verelim umursamaz gibi ondan uzak durmayalım. Allah bize bir görev vermiş namazı emretmiş biz bu emri nasıl olurda yerine getirmeyiz haşa (Allah bizi ona karşı gelmekten korusun). Düşünün evinizi temizlemesi için bir hizmetçi tuttunuz ona evinizi temizlemesi için para verdiniz. O da evinizi temizlemek yerine kendi işleriyle meşgul oldu görevini yerine getirmedi. Oysa ki siz ona evinizi temizlesin diye para verdiniz değil mi? Ne oldu şimdi bizde namazı terk ederek bize o kadar rızık ve nimet veren yaratıcı karşısında bu hizmetci durumuna düşmedik mi? Şimdi kendinize bir sorun bir dakika düşünün bu bile ne kadar hata içinde olduğumuzu görmemize yeter.
Azda olsa namazın öneminden bahsetmeye çalıştık yanlışlarımızı ve hatalarımızı mahzur görmenizi dileyerek Allah'a emanet olun.

4 Eylül 2016 Pazar

Felak Suresi - Nas Suresi

Felak Suresi - Nas Suresi ve Faziletleri (Nazar Duası - Nazar Duaları)


FELAK SURESİ

Felak Suresi Arapça Latin Harf

1. Kul, euzü birabbil felâk,
2. min şerri ma halak,
3. ve min şerri gasikin iza vakab,
4. ve min  şerri neffassâti fil ukad,
5. ve min şerri hâsidin iza hased.

Felak Suresi Meali:

De ki: “Yarattığı şeylerin kötülüğünden, karanlığı çöktüğü zaman gecenin kötülüğünden, düğümlere üfleyenlerin kötülüğünden, haset ettiği zaman hasetçinin kötülüğünden, sabah aydınlığının Rabbine sığınırım.”


NAS SURESİ


Nas Suresi Arapça Latin Harf

1. Kul, euzü birabbin nâs,
2. melikin nâs, ilâhin nâs,
3. min şerril vasvasil hannas,
4. elleziy yuvesvisu fiy sudûrin nâs,
5. minel cinneti ven nâs.

Nas Suresi Meali:

De ki: “Cinlerden ve insanlardan; insanların kalplerine vesvese veren sinsi vesvesecinin kötülüğünden, insanların Rabbine, insanların Melik’ine, insanların İlah’ına sığınırım.”


Nazar duası olarak bilinen Felak suresi ve Nas suresi İle İlgili Hadisler:
1- Ukbe İbnu Amir (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Bu gece indirilen ayetler var ya, onlar gibisi hiç görülmemiştir: Kul eüzu bi-rabbi'l-felak ve Kul eüzu bi-rabbi'n-nas süreleri". Müslim, Misafırin 264, (814); Tirmizi, Sevabu'1-Kur'an 12, (2904), Tefsir, Muavvizateyn, (3364); Ebu Davud, Salat 354, (1462,1463); Nesai, İstiaze 1, (8, 251-254).

2- Hz. Cabir (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) bana: "Ey Cabir oku!" dedi. Ben:
"Annem babam sana kurban olsun, ne okuyayım?" diye sordum. Bunun üzerine:
" Kul eûzu bi-rabbi'l-felak ve KuI eûzu bi-rabbi'n-nas sürelerini oku!" dedi. Ben de onları okudum. Resûlullah ilaveten:
" Bu iki sûreyi oku, bunlar gibisini asla okuyamıyacaksın!"dedi. Nesai, İstiaze 1, (8, 254).

3- Ukbe bin Âmir radıyallahü anh anlatır:
Bir zaman Peygamber efendimizle yolculuk yaparken şiddetli bir fırtınaya tutulduk. Resûlullah, Felâk ve Nâs sûrelerini okuyup, bana buyurdu ki:
Ey Ukbe,bu iki sûre ile Allaha sığın; zira Allaha hiç bir kul bunlardan daha fazîletli birşey ile sığınamaz!

4- Hadîs-i şerîflerde buyuruldu ki:
Kulhüvallahü ehad, Felak suresi ve Nas suresini sabah akşam üç defa oku! Bunlar sana kâfidir.

5- Hazret-i Âişe vâlidemiz, Peygamber efendimizin yatacağı zaman, "İhlâs, Felâk ve Nâs sûrelerini okuyup, ellerine üflediğini, sonra da elleri ile vücudunu sıvazladığını bildirmektedir."

İmâm-ı Rabbânî hazretleri de, "Sıkıntılı zamanlarda dört kul'leri yani kulyâ, kulhüvallahü ehad, Felâk ve Nâs sûrelerini çok okumalıdır" buyurmaktadır.

Felâk sûresini çok okuyan kimseye, Cenab-ı Hak, kolay yollardan rızık nasip eder. İnsanların hasedinden, her türlü şer ve kötülüklerden muhafaza eder.

Nâs sûresini devamlı okumayı alışkanlık haline getiren kimse, daima sıhhat ve âfiyette olur. Nazara karşı okunursa, şifâ bulur.

Son nefesini vermekte olan kimse için bu sûre okunursa, rûhu bedenden rahatça ayrılır. Yatağa girerken okuyan kimse, cin ve şeytan şerrinden kurtulur. Vesvesesiz, korkusuz rahat bir uyku uyur.

1 Şubat 2016 Pazartesi

Cuma Namazı Hakkında Bilmedikleriniz? Cuma Namazımız Geçerli mi Değil mi?

Cuma Namazı Hakkında Bilmedikleriniz? Cuma Namazımız Geçerli mi Değil mi?


Cuma Namazı şartlarını taşıyan her müslümana farz olduğu bütün ulemalarca üzerinde şüphe bulunmayan bir namazdır. Başlıkta belirttiğimiz gibi geçerli mi değil mi Zuhri ahir gerekir mi konusu bu namazın farz olup olmaması ile ilgili değil aynı anda bir yerleşim yerinde kılınabilir mi kılınamaz mı şüphesine nazaran kılınmaktadır. Bunu birazdan ayrıntılı açıklayacağız. Çok eskiden beridir zuhri ahir diğer adıyla son öğle namazı kılınmaktadır bu konu hakkında halkın pek fazla bir bilgisi bulunmamaktadır. Şöyle ki zuhri ahir nedir neden cuma namazı sonrasında 10 rekat namaz kılıyoruz çoğu kişi bunun farkında değil hiç bilmiyor bazıları da biliyor ama yanlış biliyor. Bugün bütün camilerimizde kılınan bu namazların biliçsizce kılınması dini bilgilerimizin eksikliğinden kaynaklanmaktadır. Burda ki sorun birazda yetkililerimizin, din alimlerimizin, din büyüklerimizin yeteri kadar halkı bilgilendirmemesinden kaynaklanmaktadır. Tabi sadece suç büyüklerimizde değil insanımız bir şeyler okuyup öğrenme gayreti göstermiyor, okumuyor, araştırmıyor böyle ortaya karışık birşeyler çıkıyor.

Şimdi zuhri ahiri biraz açalım nedir bu son öğle namazı? Peygamberimizin döneminde asıl kaynak peygamberimiz olduğu için tüm müslümanlar aynı yerde namaz kılıyorlardı bundan farklı birşey olma ihtimali de yok. Düşünün Peygamberimizin olduğu bir yer varken farklı bir yerde toplanıp namaz kılınması düşünülemez. Burası tamam. Sorun bundan sonrasında başlıyor. Müslümanlık yayılıyor müslüman şehirleri ve köyleri kuruluyor. Müslümanlar çoğalıyor şimdi herkesin toplanıp aynı yerde namaz kılması diye bir durum sizce düşünülebilir mi? Sadece düşünülebilir ama uygulanamaz. Daha ayrıntıya girelim. Aynı yerleşim birimi içinde nufus çok fazla olduğu için herkesin aynı yerde namaz kılması mümkün olmadığından farklı yerlerde kılınması zorunluluğu doğmaktadır. Başka bir sorunu da örnekle açıklayalım daha anlaşılır olması için. Aynı yerleşim yerinde nüfus az ama arada mesafeler olan iki yer var karşı karşıya ama aralarında yürüme mesafesinden daha fazla bir mesafe var. Her hafta cuma günü vasıta bulup bir yerde toplanıp cuma namazını kılmaları pek mümün olmaz bu onlara eziyet de olur. Ulaşım yüzünden hepsi kendi arasında namaz kılıyor, şimdi burda ilk tekbir alanın namazı kabul olur görüşü var. Şimdi ne yapmak gerekir hangimizin namazı kabul hangimizin ki kabul değil. Böyle bir durum düşünüldüğünde iki tarafında zuhri ahir namazı kılması gerekir. Burda bazı alimler gereken durumlarda farklı yerlerde cuma namazı kılınabilir demişlerdir. Farklı yerlerde kılınan bu cuma namazlarının hepsimi kabul yoksa ilk tekbir alanın mı namazı kabul olur. İşte mesele bu sorunun cevabına çözüm bulamamaktan kaynaklanmaktadır. Tam olmasa da zuhri ahir konusunda biraz fikir sahibi olduğunuzu varsayıyorum. 

Biraz da bu ihtiyat konusuna değinmek istiyorum bence en önemli olan konu da bu. İhiyat olan bu sorunun asıl sebebi aynı yerleşim yerinde ihtiyaç olmadıkça namaz kılınamaz ihtimali. Bu meselenin tek sebebi bu. Burda hiç bir kimse herkesin namazı kabul olur yada ilk kılanın namazı kabul diyemez. Burda dikkat edilmesi gereken asıl konu cuma namazı herkese farz ve cumayı kılan ayrıca öğle namazı kılması gerekmez. Bunu akıldan çıkarmadan kabul olmamıştır şuphesiyle değil, çünkü dinde şüphe ile ibadet olmaz. Kabul olduğuna inanarak sadece ihtiyat amacıyla namaz kılmanın daha hayırlı ve faydalı olacağına inanarak kılmak daha iyidir. Şimdi burda dikkat edilmesinde fayda olan başka bir konu daha ortaya çıkıyor. Şuphe ile ibadet olmaz düşüncesi ile bu namazın kılınmaması gerektiği konusu. Çünkü bu namazın hiçbir kaynağı ve delili bulunmamaktadır. Bazı alimler bu namazın bidat sonradan uydurulma olma konusuna da değinmişlerdir.

Şimdi burdan çıkan sonuçlar ve müctehitlerin görüşlerini ve delillerini göz önüne aldığımızda, karşı çıkanların bile zaruret halinde birden fazla yerde namaz kılınabilir görüşüne dayanarak ve zuhri ahirin ihtiyat sebebiyle kılınmasının bir dayanağı olmadığından ve yine Peygamberimizin cuma öncesinde ve sonrasında nafile namaz kıldığı sabit olduğundan bu sünnetinde yerine getirilmemesi sebebiyle kılmamakta fayda vardır. Yine kılmak isteyenler kılabilir buna kimse karşı çıkamaz ama bu konulara dikkat ederek kılmakta fayda vardır bunu akıldan çıkarmayınız. Allah herkese en doğru şekilde ibadet etmeyi ve rızasını kazanmayı nasip etsin. (Amin)